Dr. Canikli: Sağlıklı buzağı istiyorsak, anneyi doğru beslememiz lazım
TEKİRDAĞ Namık Kemal Üniversitesi’nden Dr.Öğr.Üyesi Şebnem Engin Canikli, doğru uygulamalarla yeni doğan buzağıların yaşam or...
TEKİRDAĞ Namık Kemal Üniversitesi’nden Dr.Öğr.Üyesi Şebnem Engin Canikli, doğru uygulamalarla yeni doğan buzağıların yaşam oranının yükseleceğini belirterek, “Türkiye’de genel olarak baktığımızda yüzde 25-30 gibi çok ciddi rakamlara varan buzağı ölümleri söz konusu. Sağlıklı bir yeni buzağı istiyorsak gebeliğin son sürecinde anneyi de doğru beslememiz, annenin hijyen kurallarını uygun bir şekilde geçirmesi lazım” dedi.
Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdürlüğü tarafından, ‘Her Buzağı Milli Bir Servettir’ sloganıyla başlattığı eğitim seferberliği kapsamında, Edirne’de ‘Yeni Doğan Buzağı Ölümlerinin Azaltılması ve Döl Verimliliğinin Arttırılması’ konulu eğitim düzenlendi. Eğitim kapsamında; Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi’nden öğretim üyeleri Doç.Dr. Halef Doğan ve Öğretim Üyesi Doktor Şebnem Engin Canikli, üreticilere bilgiler verdi. Programın açılışına Edirne Vali Yardımcısı Turgut Subaşı, İl Tarım ve Orman Müdürü İslam Köse, birlik temsilcileri ve üreticiler katıldı.
‘ÖLÜMLERİN AZALTILMASI EKONOMİK AÇIDAN DA ÖNEMLİ’
Tarım ve Orman İl Müdürü İslam Köse, bakanlığa bağlı Hayvancılık Genel Müdürlüğü’nün; Türkiye’nin birçok yerinde konu hakkında eğitimler verdiğini belirterek, “Amacımız bir buzağı bir servet, onun için her buzağıyı kurtarmakla bir adım atıp bu buzağıların sağlıklı bir şekilde yaşamını sürdürürsek bu milli servete sağlıklı bir şekilde sahip çıkmış durumda oluruz. Bu açıdan da bakanlığımızın başlatmış olduğu bu eğitim seferberliğini biz de önemsiyor ve bu kapsamda çalışmalarımıza başladığımızı belirtmek istiyorum. Hayvancılık sektörümüzün geleceği sağlıklı doğan, yaşatılan ve verimli şekilde yetiştirilen hayvan varlığına bağlı aslına baktığımız zaman. Bu kapsamda da bir üretim meselesi değil sadece bu ölümlerin azaltılması, aynı zamanda da ülkemizin ekonomik açıdan da bir stratejik gücü olması açısından bizim için de çok önemli. Her kaybedilen buzağı bir emek, bir zaman ve milli bir gelirin kaybı. Bu açıdan da bilgi ve tecrübeyle üreticilerimizin yanında da olmaya devam edip bu kapsamda da üretimi arttırmayı hedefliyoruz” dedi.
‘BİR BUZAĞI MİLLİ BİR SERVET’
Vali Yardımcısı Turgut Subaşı da, Türkiye’deki buzağı ölümlerindeki fazlalığa dikkat çekerek, “Yapacağımız işte başarılı olmak için içsel ve dışsal bütün etkenleri öngörerek basiretli, iradeli, öngörülür riskleri hesaplayarak işlerimizi sürdürmek zorundayız. Hayvancılık da onlardan birisi. Burada seçilen buzağı ölümlerinin azaltılması. Ben biraz rakamlara baktım. Dünyada yüzde 2-3 civarında. Bizde ise yüzde 15’in üzerinde anladığım kadarıyla buzağı bölümleri. Bir hayvanın buzağı doğurması için geçmesi gereken vakit 280 gün. Yani dokuz ay on gün. Aynen bir insan gibi bir süreci var. Dolayısıyla hem doğum öncesi, doğum sırası ve doğum sonrasında bu riski bertaraf edecek, azaltacak bilimsel verileri, uygulamaları, tecrübeleri bilmemiz gerekiyor. Bilmediğimiz takdirde bir sene bekleyip bir buzağı alacakken tam doğum esnasında bir kazaya uğruyor, ya annesi öldü, ya yavrusu öldü. Bir çiftçinin bir yıllık beklentisi boşa çıkıyor. Bu çiftçi için bir servet olduğu gibi aslında ülke için de bir servet” diye konuştu.
‘BUZAĞI KAYIPLARI KOLAY UYGULAMALARLA ÖNLENEBİLİR’
Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi’nden Dr.Öğr.Üyesi Şebnem Engin Canikli de, sığır işletmelerinde buzağı kayıplarının Türkiye’de fazlasıyla karşılaşılan bir durum olduğuna dikkat çekerek, “Bunu sadece bir piyasa değeri olarak değil de daha ileri bakış açısıyla baktığımızda işletme için çok büyük kayıplar olduğunu biliyoruz. Bu manada yeni doğan buzağı kayıpları gerçekten Türkiye'de oldukça önemli bir problem oluşturuyor. O yüzden bu konuyla ilgili tüm yapılabilecekleri uygulamak doğru olacaktır. Yeni doğan buzağı kayıplarının önlenmesi aslında kolay uygulanabilir, bazı durumlara öncelik gösterilmesiyle beraber aslında halledilecek bir şey ama bazı hijyen kuralları, gebe annenin gebelik sürecinin son sürecinde doğru beslenmemesi gibi durumlarla doğumdan sonra yavru kayıplarını görüyoruz” şeklinde konuştu.
‘ÖLÜMLERDE TÜRKİYE DÜNYA ORTALAMASININ ÜSTÜNDE’
İşletmelerde yapılacak doğru uygulamalarla yeni doğanların yaşam oranının yükseleceğini dile getiren Canikli, “Bu nedenle de konuya yaklaşırken tek tek hastalıkların tedavisinden ziyade doğum öncesi dönemden başlayarak neonatal sürece doğru bakmak gerekiyor. Buzağı kayıplarının ekonomik boyutundan bahsetmek gerekirse; dünya genelinde ölüm oranı yüzde 3-5 oranlarında ortalamada yüzde 5-10 civarlarında seyrediyor. Türkiye'de maalesef durum biraz daha farklı. Türkiye'de normal işletmelerde yüzde 10-20 civarında ama genel olarak baktığımızda yüzde 25-30 gibi çok ciddi rakamlara varan buzağı ölümleri söz konusu ve buzağı ürünleri genellikle ilk hafta içerisinde yani o neonatal dediğimiz yeni doğmuş dönemde ve özellikle de 72’nci saat içerisinde şekilleniyor maalesef” ifadelerini kullandı.
‘GEBELİK SÜRECİNDE ANNENİN DOĞRU BESLENMESİ ŞART’
Özellikle gebe annenin doğru beslenmesi gerektiğinin altını çizen Canikli, “Burada eğitim programını hedeflerken süt sığırcılığı işletmelerinde buzağı döneminde görülen kayıpları en aza indirgemek için belli bir prosedür oluşturduk. Burada doğum öncesi ve doğum sonrası süreçleri doğru ve bilimsel şekilde yönetilmesini sağlamak ve buzağıların yaşamlarını ilk günlerinden itibaren daha sağlıklı ve verimli olarak geçirilmesi için bir program hazırladık. Program kapsamında öncelikle gebelik döneminden başlayarak aslında bunu söylemek lazım. Yani buzağı sağlığı demek sadece buzağının hijyenik koşullarda doğru yollarla doğduktan sonra tüm koşulları sağlamak anlamına gelmiyor. Sağlıklı bir yeni buzağı istiyorsak gebeliğin son sürecinde anneyi de doğru beslememiz, annenin hijyen kurallarını uygun bir şekilde geçirmesi lazım” dedi.