SELCAN TAŞÇI: “KADIN KATİLLERİNE ALKIŞ TUTANLARIN ‘KADINA ŞİDDET DURDURULSUN’ DERKEN SERGİLEDİKLERİ İKİYÜZLÜLÜĞE Mİ ALIŞALIM?”
İYİ Parti Tekirdağ Milletvekili Selcan Taşçı, DEM Parti’nin kadın yoksulluğu ve kadına yönelik şiddetin nedenlerinin araştırılması amacıyla TBMM Başkanlığına sunduğu araştırma önergesi üzerine Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda söz aldı. Taşçı, DEM Parti’nin kadınları katleden teröristleri alkışlarken aynı zamanda “Kadına şiddet durdurulsun” çağrısı yapmasını “ikiyüzlülük” olarak nitelendirdi. Taşçı’nın sözlerinin ardından İYİ Parti ve DEM Parti sıraları arasında gerginlik yaşandı.
Kadına yönelik şiddet ve kadın yoksulluğuyla mücadelenin bütün boyutlarıyla ele alınması gerektiğini belirten Taşçı, kadınların ayrımcılığa, mobbinge, şiddete, tacize ve hakarete uğramaması için mücadele edilmesi gerektiğini ifade etti. Taşçı, ancak kadınların temel hak mücadelelerinin bir istismar alanına dönüştürülmesine ve bazı kadın katillerinin kayrılmasına da sessiz kalamayacaklarını söyledi.
Taşçı, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Biz bunun için kadına şiddetin bütün boyutlarıyla araştırılmasını da destekliyoruz, kadın yoksulluğunun bütün boyutlarıyla araştırılmasını da destekliyoruz, önleyici politikalar geliştirilmesini de destekliyoruz, kamu kurum, kuruluşlarının sorumluluklarının denetlenmesini de destekliyoruz ve biz bir tek kadının dahi sadece kadın olduğu için ayrımcılığa, mobbinge, şiddete, tacize, hakarete uğramaması, katledilmemesi için mücadelede öyle samimiyiz ki arkadaşlar, kadınların seferberlik hak eden temel hak mücadelelerinin istismar alanına dönüştürülmesini, bazı kadın katillerinin kayrılmasını da görmezden gelemiyoruz, bu ikiyüzlülük karşısında üç maymunu oynayamıyoruz kimileri gibi.”
“GÜLDEN CONİ’NİN HAKLARININ MI ÖNCELENMESİ SAVUNULACAK, YOKSA ONU 30 BIÇAK DARBESİYLE CANİCE KATLEDEN FAILİN HAKLARI MI?”
Kadına yönelik şiddet konusunda yargı ve failler üzerinden yapılan tartışmalara da değinen Taşçı, geçtiğimiz yıl Edirne’de 30 bıçak darbesiyle öldürülen Gülden Coni’yi hatırlattı. Taşçı, Gülden Coni cinayeti üzerinden yaptığı konuşmada, kadına yönelik şiddetle mücadelenin fail-mağdur ayrımında çifte standartlı bir yaklaşımla yürütülemeyeceğini savundu.
“Bakın, Gülden Coni geçtiğimiz yıl Edirne'de 30 bıçak darbesiyle katledildi. Katledilişinin detaylarını ne ben anlatabilirim ne buradaki birçok milletvekili dinleyebilir, öyle bir vahşet. Çok değil, iki, bilemediniz üç gün sonra göreceğiz hep birlikte, mağdur Gülden Coni'nin haklarının mı öncelenmesi savunulacak bu kürsüde, yoksa onu 30 bıçak darbesiyle canice katleden failin hakları mı.”
Taşçı, “Kadına şiddetle, bazı kadınları ‘katledilebilir’, bazı katilleri de ‘katledebilir’ ön kabulüyle mücadele edemezsiniz.” ifadelerini kullanarak, kadın cinayetlerinin faillerinin korunmasına yönelik her türlü yaklaşımın kadın hakları mücadelesiyle bağdaşmayacağını söyledi.
“KADIN KATİLLERİNİN, BEBEK KATİLLERİNİN ELİNİ KOLUNU SALLAYA SALLAYA SOKAKLARDA DOLAŞMASINA MI ALIŞALIM?”
Konuşmasında, 1991 yılında İstanbul’da Çetinkaya katliamında PKK terör örgütü tarafından aynı gün ve aynı yerde katledilen Merve Gül Bakkal, Sezer Bakkal, Hatice Çelik, Habibe Çelik, Zübeyde Nadir, Şadiye Nadir, Rezzan Seda Kızılkırmızı ve Süheyla Kızılkırmızı ile Şengül Aras’ı da anan Taşçı, Merve Gül Bakkal’ın henüz 2 yaşında olduğunu vurguladı.
Taşçı, bu cinayetlerin failine yönelik geçmişte Meclis Genel Kurulunda sarf edilen “barış elçisi”ifadelerine tepki göstererek şunları söyledi:
“Ben, bu insanları katleden kişinin, Çetinkaya katliamcısının ‘katil’ olarak tanımlanmasını isterken bu kürsüde, daha birkaç gün önce, çok değil, tutanaklarda var, aynen şöyle bağıranlar oldu oturdukları sıralarda: ‘Onlar barış elçisi, onlar barış elçisi. Alışın bunlara.’ Neye alışalım? Kadın katillerinin, bebek katillerinin elini kolunu sallaya sallaya sokaklarda dolaşmasına mı alışalım? Bizi buna alıştıracak kimse daha anasının karnından doğmadı!”
“BU İKİYÜZLÜLÜĞE Mİ ALIŞALIM?”
Taşçı, kadın cinayetleri konusunda farklı tutum sergilendiğini savunarak sözlerini şöyle sürdürdü: “Yoksa kadın katillerine alkış tutanların, tezahürat yapanların ‘Kadına şiddet durdurulsun.’ derken sergiledikleri ikiyüzlülüğe mi alışalım? Alışmayacağız, alışmadığımız gibi altından kan damlayan bu maskeyi de her fırsatta düşüreceğiz, altındaki kötülüğü yüce milletimize göstereceğiz, bu köy değneksiz değil!”
Taşçı, PKK terör örgütünün evinde ailesiyle birlikte şehit edilen kadınları da hatırlatırken “Diyor ya önergede ‘Evinde katlediliyor kadınlar en çok.’ diye, kadınların yaşamak mücadelesini, evinde babasına akşam yemeğini hazırlarken katledilen Neşe Öğretmenin katiline ‘katil’ diyemeyenlerin; evinde, sofrasında, biri karnında, biri kucağında bebekleri ve eşiyle katledilen Yasemin Tekin'in katiline ‘katil’ diyemeyenlerin istismar alanı olmaktan çıkaracağız.” ifadelerini kullandı.
Taşçı, kadın yoksulluğu ve kadına yönelik şiddetle mücadelede samimiyetin, tüm kadınlar için ve tüm failler karşısında aynı tutarlı yaklaşımın gösterilmesinden geçtiğini belirterek konuşmasını tamamladı.
KONUŞMANIN TAMAMI:
Sayın Başkan,
Değerli Milletvekilleri,
Ekonomik katılım, siyasi güçlenme,
işsizlik, hayatta kalma;
İstatistikler ortada…
Tablo trajik…
Tablo, şapkamızı önümüze koymayı
ve ‘mış gibi’ değil;
sahici bir mücadele gerektiriyor.
Biz bunun için;
Kadına şiddetin bütün boyutlarıyla araştırılmasını da destekliyoruz,
Kadın yoksulluğunun bütün boyutlarıyla araştırılmasını da destekliyoruz…
Her ikisi için de önleyici politikaların geliştirilmesini, etkinleştirilmesini de destekliyoruz…
Kamu kurum/kuruluşlarının sorumluluklarının denetlenmesini de destekliyoruz…
Bir tek kadının dahi,
Sadece kadın olduğu için ayrımcılığa,
mobbinge, şiddete, tacize, hakarete uğramaması, katledilmemesi için mücadelede öyle samimiyiz ki;
Kadınların,
seferberlik hak eden, temel hak mücadelelerinin
istismar alanına dönüştürülmesini de…
Bazı kadın katillerin kayırılmasını da görmezden gelemiyoruz;
Bu ikiyüzlülük karşısında “üç maymunu” oynayamıyoruz kimileri gibi…
Deniyor burada;
“Yargının cinsiyetçi yaklaşımı, mağdurların değil faillerin haklarını önleyen kararlarda erkek şiddetini cezasız bırakmaktadır”
Gülden Coni,
Geçtiğimiz yıl, Edirne’de, 30 bıçak darbesiyle katledildi.
Katledilişinin detaylarını ne ben anlatabilirim,
ne buradaki birçok milletvekili dinleyebilir;
öyle bir vahşet…
Çok değil, iki, bilemediniz üç gün sonra göreceğiz hep birlikte!
Mağdur Gülden Coni’nin haklarının mı öncelenmesi savunulacak bu kürsüde…
Yoksa onu 30 bıçak darbesiyle canice katleden failin hakları mı?
Kadına şiddetle…
“Bazı kadınları” katledilebilir…
Bazı katilleri de “katledebilir” önkabulüyle mücadele edilmez!
Gülden Coni’nin katilinin;
Katil olarak yargılanmamasını isteyip de…
Cezaevine konulmamasını isteyip de…
Pamuklara sarılmasını isteyip de;
Kadına şiddetle mücadele mümkün değildir!
Keza…
Merve Gül Bakkal…
Sezer Bakkal…
Hatice Çelik…
Habibe Çelik…
Zübeyde Nadir…
Şadiye Nadir…
Rezzan Seda Kızılkırmızı…
Süheyla Kızılkırmızı…
Şengül Aras…
Hepsi kadın…
Merve Gül 2 yaşında…
Aynı gün, aynı yerde, aynı kişi tarafından, aynı şekilde katlediler;
Hunharca!
Ben,
Bu insanları katleden kişinin,
Çetinkaya canisinin, katil olarak tanımlanması isterken bu kürsüde;
Daha birkaç önce, var tutanaklarda;
Aynen şöyle bağıranlar oldu oturdukları sıralardan:
“Onlar barış elçisi… Onlar barış elçisi… Alışın bunlara!”
Neye alışalım?
Kadın katillerinin, bebek katillerinin elini kolunu sallaya sallaya sokaklarda dolaşmasına mı?
Bizi buna alıştıracak kimse daha anasının karnından doğmadı!
Yoksa…
Kadın katillerine alkış tutanların, tezahürat yapanların, “Kadına şiddet durdurulsun” derken sergiledikleri iki yüzlülüğe mi alışalım?
Alışmayacağız!
Alışmadığımız gibi altından kan damlayan bu maskeyi de her fırsatta düşüreceğiz!
Altındaki kötülüğü yüce milletimize göstereceğiz!
Bu köy değneksiz değil!
Diyor ya önergede;
Evinde katlediliyor kadınlar en çok diye…
Kadınlarım yaşamak mücadelesini;
Evinde, babasına akşam yemeğini hazırlarken katledilen Neşe öğretmenin katillerine katil diyemeyenlerin…
Evinde sofrasında, biri karnında biri kucağındaki bebekleri ve eşiyle katledilen Yasemin Tekin’in katiline katil diyemeyenlerin istismar alanı yapmalarına müsade etmeyeceğiz…